Haberler

Haberler->Haberler->MUSTAFA CEMİL KILIÇ YAZIYOR..   
MUSTAFA CEMİL KILIÇ YAZIYOR..

İLHAN SELÇUK VE SÜNNİ İKEN ALEVİ OLMAK ÜZERİNE


İlhan Selçuk, Türk düşün yaşamının en önde gelenlerinden biridir. Cumhuriyet Türkiye’sinin bilge yazarlarından olan İlhan Selçuk, Kemalist, solcu ve ulusalcı duruşuyla milyonlarca insanın ufkunu aydınlatmış ve yaşanan toplumsal gelişmeler karşısında pek çok kişi için yön ve tavır belirleme konusunda kılavuzluk etmiştir.


Cumhuriyet devrimlerinin yılmaz savunucusu olan İlhan Selçuk, yine Cumhuriyet devrimlerinin sözcüsü ve savunucusu olan Cumhuriyet Gazetesiyle de özdeşleşmiş bir basın çalışanıdır. Cumhuriyet gazetesindeki pencere isimli köşesi yüz binlerce insan için aydınlığa açılan bir pencere olmuştur.

İlhan Selçuk, her şeyden önce bize göre solcu ve sosyal demokrat olmayı Atatürk karşıtlığı zeminine çekmek isteyenlere karşı yıkılmaz bir kale olmuştur.O, büyük Atatürk’e ve onun en büyük eserim dediği Türkiye Cumhuriyeti’ne olan bağlılığı, aydınlanmacı çalışması ve kararlı duruşuyla bir neslin yetişmesine ön ayak olmuş emsalsiz kişiliklerden biridir.

Türk tarihinin ve Türk kimliğinin simge sözlerinden biri olan ve Türklüğün büyük efsanelerinden birine ad olan Ergenekon sözcüğüyle isimlendirilen bir operasyon ve tutuklamalar süreci sonunda sağlığı bozulan Selçuk, Türk kimliği yerine ümmet kimliğini yerleştirmek için düzenlenen Ergenekon operasyonunun şehitlerinden biridir.

Kuşkusuz İlhan Selçuk üzerine pek çok söz söylemek, hakkında ciltler dolusu kitaplar yazmak olasıdır. Ancak biz bu yazımızda onun gerçekleştirdiği büyük bir değişimi ve büyük tercihini konu etmek istiyoruz.

Selçuk, Sünni bir aileden gelen biri olarak yaşamı boyunca Alevi Bektaşi kültür ve düşüncesine göre yaşamıştır. Pek çok yazısını Alevi Bektaşi fıkralarıyla ve Alevi inanç ve düşüncesinin damıtılmış unsurlarıyla süslemiştir. Ayrıca Alevilerin haklarını savunmak için yüzlerce yazı kaleme almıştır.

Selçuk, Alevi Bektaşi düşünce ve kültürünün “ ene’l-hak “ inancına içtenlikle bağlanmıştır. Tüm bunlardan dolayı da Sünni kökenli olmasına karşın cenaze töreninin Alevi inancına göre yapılmasını ve naaşının Hacıbektaş ilçesine defnedilmesini vasiyet etmiştir.

Bu tercih ve vasiyet, gerek Aleviler açısından gerekse bütün Türkiye açısından çok tarihsel öneme sahiptir. Sünni kökenli aydın birinin Aleviliği tercih etmesi önemli bir işarettir. Her şeyden önce bu tercihin Alevilerce büyük bir mutlulukla karşılanması da dikkat çekicidir.

“Alevi olunmaz, doğulur “ şeklinde ifade edilen yanlış düşüncenin artık itibar görmeyen bir düşünce olduğu da böylece bir kez daha idrak edilmiştir. Aslında bu yanlış düşünce Alevilik açısından büyük bir handikaptı. Bu handikapın aşılması, Alevilik açısından umut verici bir gelişmedir. Asimilasyon yoluyla sürekli güç kaybeden Alevilik, yeni bir hamle yapacak imkana kavuşmuştur.

Alevi kökenli binlerce kimsenin Sünnileşmesi yada Şiileşmesi çok doğal kabul edilirken Sünni yada Şii kökenli birinin Aleviliği tercih etmesi hep anormal görüldü durdu. İlhan Selçuk ve kardeşi Turhan Selçuk bunun hiç de anormal olmadığını ispat ederek tüm Alevi toplumuna büyük bir hizmette bulundular.

Gerçi tarihte Sünni köeknli olup da Alevileşen büyük önderler mevcuttur. Ama ne hikmetse bu örneklere rağmen yine de Alevi olunmayacağı yönündeki yanlış düşünce topluma benimsetilmiş idi.

İlhan Selçuk ve Turhan Selçuk’un tercihlerindeki bir diğer unsur da Hacıbektaş’a defnedilmeleri konusudur.

Hacıbektaş, Aleviler için en önemli kutsal merkezlerden biri hatta birincisidir. Hacıbektaş ser çeşme olarak yani yolun kaynağı olarak adlandırılmakta ve hac merkezi kabul edilmektedir. Sünni ve Şii Müslümanlarca Kabe ne anlam ifade ediyorsa nerdeyse Aleviler için de Hacıbektaş o anlama gelmektedir.

Hacıbektaş’a gidip Hazreti Pir’in türbe ve dergahını ziyaret eden, orada diğer ibadetlerini de gerçekleştiren canların hac ibadeti yapmış oldukları inancı Alevilik için temel inançlardan biridir.

Selçuk kardeşlerin cenaze törenlerinin Alevi erkanına göre yapılması da son derece önemlidir. Alevi dedesinin okuduğu Türkçe gülbenklerle ve zakirin çalıp söylediği nefeslerle gerçekleştirilen cenaze töreni unutulmaz bir duygusallık yaratarak belleklerdeki silinmez yerini almıştır.

Bu satırların yazarı da telli Kur’an’la çalınan deyişler eşliğinde, Türkçe gülbenklerle, dede ve kamların dualarıyla bir cem evi önünden Hakka yürümek dileğindedir.

Son söz olarak ölümüyle de yol göstericilik görevini sürdüren Turhan ve İlah Selçuk’u rahmet ve saygıyla anıyor, yattıkları yer nur olsun ve üzerlerine yıldızlar yağsın diyorum.



M. CEMİL KILIÇ




Gönderen YOLCU, Pazartesi, 26 Temmuz 2010 08:37, Yorumlar(0)
Yorumlar


MKPNews ©2004-2006 mkportal.it
 

MKPortal M1.1.1 ©2003-2006 mkportal.it
Bu safya 0.06261 saniyede 9 sorguyla oluşturuldu