“İdamla Yargılanan Bir Alevi Dedesinin Savunması “ Adlı Kitaba İlişkin Bir Değerlendirme
Alevilerin büyük inanç önderi Hacı Bektaş Veli’ye atfedilen şöyle bir söz vardır: “ Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu… “
Yazar Cemal Şener’in kaleme aldığı “ İdamla Yargılanan Bir Alevi Dedesinin Savunması “ adlı çalışma, Alevilik tartışmaları açısından “ düşünce karanlığına ışık tutucu “ önemli bir belge niteliğine sahip. Alevilik ve İslam ilişkisi, Aleviliğin teolojik koordinatları, Alevi ritüelleri ve Aleviliğin gelecekte takip edeceği seyir konusunda süregelen entelektüel ve teolojik savrulmayı gerçeğin rotasına çekebilecek tüm veriler bu kitapta bütün berraklığıyla yer alıyor.
Günümüzden 183 yıl önce, Osmanlı Devleti tarafından kurulan bir şeriat mahkemesinde, Alevilerin en üst inanç önderi olan Mehmet Hamdullah Çelebi adlı Alevi dedesinin şahsında Alevilik ve Aleviler idamla yargılanırlar. Karar baştan bellidir: İdam !
Buna rağmen Hamdullah Çelebi inançlarından en ufak bir taviz vermeden ve takiye yapmadan tarihe ölümsüz bir belge olarak geçecek olan savunmasını kararlılıkla ortaya koyar.
Bu savunma her şeyi açıklamaktadır. Günümüz ilahiyatçılarının ve kimi Alevi çevrelerin üzerinde görüş birliğine varamadıkları Alevilik tanımlamasına son nokta Hamdullah Çelebi tarafından konulmuştur. Yazar Cemal Şener işte bu gerçeğe ışık tutuyor.
Alevilik bir din midir ? Mezhep midir ? Sünnilik ve Şiilik karşısındaki konumu nedir ? Alevi ibadetleri Sünni ve Şii ibadetleriyle özdeşleşir mi ?
Sünni ve Şii çevrelerce bütün Müslümanların müşterek inanç ve ibadet ilkeleri olarak sunulan “ İslami “ unsurlar Aleviler için ne anlam ifade ediyor ?
Alevilikte Allah inancı, Hz. Muhammed ve Hz. Ali’ye bakış, hilafet meselesi ve meselenin itikadi çerçevesi, cami, namaz, oruç, hac vb dinsel konulara dair Alevi yaklaşımı, Alevilerin o dönemdeki postnişini olan bir Alevi dedesi tarafından son derece net bir biçimde bizzat ortaya konuluyor.
Bilindiği gibi Aleviliğin İslam’daki yerini ve İslam ile ilişkisini iki kesim tartışma konusu yapmaktadır. Bunlardan birisi; kendilerini adeta İslam’ın temsilcisi ve vekili gibi gören günümüzdeki bazı Diyanet İşleri Başkanlığı görevlileri, İlahiyat Fakültelerindeki bazı akademisyenler ve bu zihniyete yakın bazı kimselerdir. Bunlar, Aleviliği İslam dışı bir akım olarak görmektedirler. Gerekçeleri ise; Alevilerin İslamiyetle ilgili farklı yorumlarının olmasıdır. Sözgelimi; Beş vakit namaz, Ramazan orucu, Cami ve Cemevi konusunda vb. farklı düşünmeleri ve inançlarını da bu düşüncelerine göre ifade etmeleridir.
Aleviliğin İslam ile ilişkisini irdeleyen ikinci kesim ise; Alevilerin, Sünniler tarafından İslam’ın 5 şartı arasında görülen; Beş vakit namaz kılmak, Ramazan orucu tutmak, ibadetin camide yapılması vb. konularda farklı inanmalarını gerekçe göstererek; Aleviler bunları yapmadığına göre, Aleviliğin İslam dışı ayrı bir din olduğunu, hatta Alisiz bir Aleviliği savunmaları gerektiğini ileri sürmektedir.
Hacıbektaş postnişini Hamdullah Çelebi’nin 183 yıl önce idam ile yargılandığı bir mahkemede konu ile ilgili yaptığı savunma bu iki kesime de son derece ibretlik bir yanıt veriyor.
İşte bu nedenle o savunmanın ele alındığı ve çeşitli açıklamalarla okuyucuya sunulduğu “ İdamla Yargılanan Bir Alevi Dedesinin Savunması “ adlı kitabın tüm toplum kesimlerince okunması, sadece Aleviliği tanımak bakımından değil, Alevi – Sünni ilişkileri açısından da son derece gereklidir.
Ayrıca bu kitap, çalıştaylar düzenleyerek Alevi sorununa çözüm arayan hükümete ve konuya ilişkin çalışmalar yapan aydınlara doğru, isabetli ve çözüm üretici bir bakış açısı kazandıracaktır.
Yazar Cemal Şener Alevilik konusunda yaptığı çalışmalara tarihsel nitelikte öneme sahip yeni bir eser daha kazandırmış bulunuyor.
“İdamla Yargılanan Bir Alevi Dedesinin Savunması “ adlı bu çalışmanın fikir ve inanç dünyamıza yapacağı katkılar gerçekten heyecan uyandırıyor.
Mustafa Cemil Kılıç
İlahiyatçı Yazar
26 / 05 / 2010
GönderenYOLCU, Çarşamba, 16 Haziran 2010 09:04, Yorumlar(0)