Tanrı’nın gözyaşında Bulunur mu iblisin hüznü Ve ağlar mı Gabriel Meczup bir nebinin kalbinden sızan kana
Bütün sözlerin kaynağı odur aslında Kutsallıkta eşittir övgüler sövgülerle Bir farkı yoktur tapınmanın İsyan dolu en galiz küfürlerden Mukaddes bir yasak doğar Kutsanmış emirlerden
Tapan da sensin tapınılan da Tanrı’yı içinde bulduğun anda Yaratan da sensin yaratılan da Ve dahi giren cennete Ve cehenneme atılan da
İşveli bir hurinin Olup saki – yi cennet Sunduğu şarapta esrimek Ulvi bir tapınmadır elbet Sanma zevk – ü sefa bir mezin günah Affolur cümlesi Deyiversen estağfurullah
Muttaki bir Tanrı kulu Olur mu bir fahişeden Huşu derilir mi şeytani neşeden Gabriel uğramaz bizim dergaha Onun menzili incir ağacı Veyahut bir mağara
Tanrı’nın kahkahasında Gezinir mi iblisin tebessümü Ve İsrafil indirir mi Göklerin şartelini Sevişirken yıldızlar karanlıkta Ağlarken resuller aydınlıkta
Tüm sırların ifşası Bir dilberin kıvrık kirpiklerindedir Karıştırma hikmeti ilahiyi Muhakkak her şey yerli yerindedir
GönderenYOLCU, Pazar, 17 Ocak 2010 21:06, Yorumlar(0)